yine sana dair
Az kaldı, yakında tüm eserlerini okumuş olacağım. Seni daha iyi anlayıp daha iyi anlatmak istiyorum. Dayımlar, bulunmasın diye fındık bahçelerine gömermiş kitaplarını, bense şimdi gururla kitaplığıma dizebiliyorum. Bir zamanlar kitaplarını gömülmeye mahkum edenler şimdilerde seni raflara dizerek özür dilemeye çalışıyorlar. Ve görüyoruz ki “körler onları görmese de yıldızlar vardır”. Hissettiğimiz her duyguda seni anmaktan vazgeçemeyiz ki biz.. Aşıkken “sevda yüzünden ölmek” ayıp olmadı, hasret çekince uzaklara “sen memleketimsin, ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin”, ayrılınca “bence sen de şimdi herkes gibisin”, umudumu kaybetsem de bazen “yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşacaksın hayatı” dediğini duyuyorum, olan bitene susamayınca seni okuyorum, ben de “gelecek günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman”. Malesef gördüklerinin ve söylediklerinin hala değişmediğini görüyorum. Bir gün oğlum olursa adını Nazım koymak istiyorum… Sen öldüğünden beri güneşin etrafında kırkyedi kere döndü dünya. Büyük insan Nazım Hikmet, “İnsan ya hayrandır sana, ya düşman. Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan…” Sana hayran olanlar adına diyorum ki: “Sen bir dakka bile çıkmayacaksın aklımızdan.”
Themis on Haziran 3rd, 2010 | File Under Themis | No Comments -